Zeytin 6 bin yıl kadar önce Neolitik dönemde evcilleştirmiştir. Ancak buna rağmen zeytinyağının besin olarak kullanılması nadir olarak görülmekteydi. Zeytinyağının beslenmede ender olarak tüketilmesinin en büyük nedeni; pek çok yerde zeytin ağacının veriminin düşük olmasıdır. Ayrıca o dönemin teknolojisi hesaba katıldığında, zeytinin preslenmesi için önemli bir insan gücü ve malzeme gerektiği de göz önünde bulundurulabilir. Zeytinyağına kıyasla hayvani yağlar ile tahıllardan elde edilen yağları üretmek çok daha kolay olduğu için bu yağlar beslenmede daha fazla kullanılmıştır.

 

Antik Çağ’larda zeytinyağı kullanımın azlığına rağmen salamura edilmiş zeytin tüketimi yaygındı. Özellikle de Bronz Çağ’ı Ege uygarlıklarında Elde edilen arkeolojik çalışmalarda Girit ve Pylos saray arşivlerinde, sofralık zeytinle kozmetik imalatında kul­lanılan zeytinlerin envanteri bulunmuştur. Ayrıca Homeros destanlarındaki kahra­manların vücut bakımlarında zeytinyağı kullandıkları tespit edilmiştir. Yazılı kaynaklara göre, zeytinin antik dönemde Atinalılar için önemli bir ekonomik getirisi vardı, bunun yanı sıra dini ayinlerde de sıklıkla tercih ediliyordu. Ayrıca tanrıça Athena onuruna dört yılda bir düzenlenen Pan-Atina oyunlarında, galip gelen atletlere ödül olarak 40 litre zeytinyağı kapasiteli ve özel süslemeli amforalar verilirdi. Ödül olarak verilen zeytinyağları, toplamda 42-72 ton arasında değişirdi.